Mecliste Kürtçe Konuşma Görüntülerini İzle

TÜRK: BAŞBAKAN KONUŞUYOR DA BEN NİYE KONUŞAMIYORUM

Türk, Kürtçe konuştuğu grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken “Şimdi birileri çıkacak Parlamento’da böyle bir şey olmaz diyecek. Eğer bu ölçü alınırsa o zaman çarşaflıların da gruplara gelmemesi lazım. Ama gelip grupta oturuyorlar” dedi. Türk “Başbakan, başbakan olarak Kürtçe konuşuyor ben niye Kürtçe insanlarıma seslenmiyorum” diye konuştu.


DTP Genel Başkanı Ahmet Türk partisinin Meclis grup toplantısında Kürtçe konuştu. DTP grubunda alkışlarla desteklenen konuşma nedeniyle TRT 3 yayını kesti.

Türk, grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken “Şimdi birileri çıkacak parlamentoda böyle bir şey olmaz diyecek. Eğer bu ölçü alınırsa o zaman çarşaflıların da gruplara gelmemesi lazım. Ama gelip grupta oturuyorlar” dedi. Türk “Başbakan, başbakan olarak Kürtçe konuşuyor ben niye Kürtçe, insanlarıma seslenmiyorum” diye konuştu.
Türk, konuşmasını Kürtçe yaptığı Meclis grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. “Grupta ne söylediniz?” şeklindeki bir soruya Türk “Ben dillerin güzelliği, dillerin kardeşliği, dillerin zenginliğinden söz ettim. Günümüz dünyasında dillerin meşru olması, kaybolmaması, dillerin bir zenginlik olduğu mantığıyla bu dilin yaşatılması konusunda mesaj verdim. Bugünkü çalışmamız bir grup çalışması. Şimdi birileri çıkacak, parlamentoda böyle bir şey olmaz diyecek. Eğer bu ölçü alınırsa o zaman çarşaflıların da gruplara gelmemesi lazım. Onların Genel Kurul’a gelmesi kabul edilemez. Ama gelip grupta oturuyorlar. Biz burada dillerin güzelliğini anlatmak, bu dillerin yasal engellerin ortadan kaldırılması konusunda Türkiye için bir fırsat. Bu mesajı vermek için konuştum.” diye konuştu.

TRT 3’ün yayını kesmesini ise Türk “Onu tahmin ediyorduk” şeklinde değerlendirdi. Kürtçe konuşmasıyla ilgili Meclis Başkanlığı’na bilgi vermediklerini söyleyen Türk, Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır’da Kürtçe konuşmasıyla ilgili bir soruya ise “ Sayın Başbakan, Başbakan olarak Kürtçe konuşabiliyorsa ben niye Kürtçe insanlarıma seslenemiyorum. Biz bir mesaj verdik. 21 Şubat Dünya anadiller günü nedeniyle bir mesaj verdik. Tabi ki çalışmalarımızı bundan sonra resmi dille Parlamento’da yapacağız.” karşılığını verdi.

MECLİS’TE KÜRTÇEYE TEPKİLER

MHP’Lİ VURAL’DAN TÜRK’ÜN KÜRTÇE KONUŞMASINA TEPKİ

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Meclis grup toplantısında Kürtçe konuşmasını “Sayın Başbakan’ın etnik kimlik bazında oluşturduğu oy avcılığının hangi boyutlara kadar geldiğini esefle görüyorum” sözleriyle değerlendirdi.

Vural, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Meclis grup toplantısında Kürtçe konuşmasını, ANKA’ya değerlendirdi. Türkiye’nin resmi dilinin ve eğitim dilinin Türkçe olduğunu belirterek milletvekillerinin de bu doğrultuda Türk milletine hitap ettiğini belirten Vural şöyle konuştu:

“Sayın Başbakan’ın etnik kimlik bazında oluşturduğu oy avcılığının hangi boyutlara kadar geldiğini esefle görüyorum. Bu milletin etnik kimliğiyle uğraşılmamalı. Kimsenin anadiline bir diyeceğimiz yok, hiçbir sorunumuz da yok. Ama bu milletin kurumlarında Türkçe eğitim verilir, devletin dili Türkçedir. Türkiye bir hukuk devletidir ve anayasadaki bu hüküm üzerinde yükselmiştir. Bunu bozmaya kimse kalkışmamalıdır. Sayın Başbakan’ın etnik kimlik üzerinde yürüttüğü siyasetin hangi taleplere, hangi noktalara geldiğini göstermesi bakımından da ibret vericidir. Bugün TRT ekseninde kamuda devletin dilini değiştirmeye yönelik girişimler, bir takım yörelerin ismini değiştirme taleplerine kadar uzanmıştır. Demokrasi bundan dolayı zarar görür. Milletimizin huzur ve güveni bozulur. AKP ve DTP’yi birbirlerini etnik kimlik politikasıyla kışkırtmaktan rekabet ettirme politikasından vazgeçmeye çağırıyorum“

TOPTAN: KULLANILACAK DİL ANAYASA VE SİYASİ PARTİLER YASASI’NDA AÇIKTIR

TBMM Başkanı Köksal Toptan, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Grup toplantısında Kürtçe yaptığı konuşmayı, “Resmi dil Türkçedir. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’nda bu hüküm açıktır. Bu tür toplantılarda Türkçe konuşulur” şeklinde değerlendirdi.

Toptan, ANKA’ya DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün, Meclis Grup toplantısında Kürtçe konuşmasını ve Meclis TV’nin yayını kesmesini değerlendirdi. Toptan, Türk’ün Grup toplantısında Kürtçe yaptığı konuşmayı, “Resmi dil Türkçedir. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’nda bu hüküm açıktır. Bu tür toplantılarda Türkçe konuşulur” dedi.
Türk’ün, Kürtçe konuşmasının bir kaç cümlesinin de Meclis TV’de yayınlandığını belirten Toptan, konuşmasına devam edince yayını kesmek zorunda kaldıklarını söyledi. Toptan, “Mesele burada bir kaç cümle konuşmak değil, mesele müsaade etmek değil, burada mesele Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’na aykırılık yapılmasıdır” diye konuştu.
Toptan, “Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’na göre DTP’ye bir yaptırım ya da uyarı yapılacak mı?” sorusunu, “Kimseye Kürtçe konuştu diye bir yaptırım yapmam söz konusu değil. Meclis’te ilk kez Kürtçe konuşulmuyor. Sık sık Genel Kurul’da da yapılıyor. Ancak, burada dediğim gibi mesele Anayasa vce Siyasi Partiler Kanunu’nun amir hükümlerine aykırılık var mı yok mu ona bakmak lazım” şeklinde yanıtladı.

CİNDORUK’TAN MECLİS’TE KÜRTÇE KONUŞMAYA TEPKİ: YANLIŞ YERDE TABU YIKMAYA ÇALIŞIYORLAR

TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün DTP Meclis Grup toplantısındaki konuşmasının bir bölümünü Kürtçe yapmasını eleştirdi. Cindoruk, “Burası bir federe devlet değil. Herkes burada bir tabuyu yıkmak istiyor, ancak yanlış yerde yıkmak istiyor” dedi.
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Meclis Grup toplantısının bir bölümünü Kürtçe olarak yapmasına yönelik tepkiler devam ediyor.
TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk, yaptığı açıklamada, Grup konuşmalarının yapıldığı kürsünün de TBMM Kürsüsü gibi dokunulmazlığı olduğunu belirterek, Türk’ün “bir hakkı suiistimal” ettiğini, TRT 3′ün yayınını kesmesinin de yapılması gereken bir şey olduğunu söyledi.

Cindoruk, “Öyle şey olur mu? Burası bir federe devlet değil. O zaman Ermenice, İbranice, geçmişte musevi milletvekili de vardı, bunların hepsi anadil, kim kimi nasıl anlayacak? Herkes burada bir tabuyu yıkmak istiyor, ancak yanlış yerde yıkmak istiyor. Parlamentoda fikirler anlatılır, karşılıklı olarak. Kürtçe bilmeyenler ne yapacak. Ben çok iyi biliyorum ki DTP’de Kürtçe bilmeyen Kürt arkadaşlarımız var. Onlar ne yapacak? Ayağa kalkıp alkışlamakla Kürtçe öğrenilmez ki. Silahla başlayan, şiddetle süren hadiseler bazı bölgelerimizin vatandaşlarının bir takım hakları almalarını engellemiştir. Platform olarak yasal platformları seçerseniz, hukuku zorlamazsanız, Anayasayı zorlamazsanız ve parlamenter zemini zorlamazsanız ve uzlaşmalar, anlaşmalar olur. Başbakan Kürtçe konuşuyormuş. Başbakan Kürtçe mi biliyor? Aslında Başbakanın yaptığı da doğru değil. Ama söylediği iki üç kelime, o da propaganda amaçlı. Bence dillerin propaganda aracı olmasından vazgeçelim” diye konuştu.

Nihat Ergün/AKP Milletvekili

‘Türkiye’de son yıllardaki demokratik açılımlar, özgürlükler konusundaki gelişmeler biliniyor. Kürtçe’nin ana dil olarak bilinmesi, kullanılması konusun da çok önemli açılımlar gerçekleştirildi. En son açılımda TRT 6′daki yayın saatleridir. ama TBMM çatısı altındaki faaliyetlerini yürütürken ortak dil olarak Türkçe’yi kullanmak zorundadır çünkü ortak bir mesaj veriyorsunuz… Bu mesaj ortak bir mesaj olmadı, çünkü pek çok kişi anlamadı. AHmüt Türk’ün bu girişimi dar görüşlülüktür, kısa vadede seçmene mesaj niteliğindedir, demokratik girişimlere yönelik provakatif de bir girişimdir, buna hiç gerek yok. Demokratik girişimlerin bu tür hareketlerle sekteye uğratılması DTP’nin hiç yapmaması gereken bir şeydir. Kimsenin Kürtçe’ye karşı olduğu yok, öğrenilmesine karşı olduğu yok ama bu tür gelişmeleri görmezden gelen bir politika doğru bir politika olmamıştır. ‘

Ümit Fırat/Yazar

‘TRT’nin hangi kanalında, hangi dilde yayın yapacağına yönelik bir kanunu yönetmeliği var. Ahmet Türk’ün konuşmasında şöyle bir çelişki var, Ahmet Türk parlamentoya ilk girdiğinde kendi ağzıyla ‘şov yapmayacağız, geçmişin hatalarını tekrarlamayacağız, dersimizi aldık’ şeklinde açıklamalarda bulundu. Şov yapmakla kastettiği de DEP döneminde Zana ve Hatip Dicle’nin Meclis’te yaptıkları konuşmalara atıfta bulunmuş ve onları da hiddetlenmelerine neden olmuştu. Şimdi çok enteresan bir durum, 1,5 senedir parlamentoda ve birden bire aynı şeyi yaptı. Bugün neden böyle bir tutum içine girdi, zamanlama ilginç. Meclis’ten böyle bir konuşma yapması Ahmet Türk’ü de aşan siyasi bir karardır.’

İsmet Sezgin / TBMM Eski Başkanı

“Bugüne kadar bazı girişimlerde bulundular ve o girişimlerinin sonucu bir takım olaylar meydana geldi. Haklar elde ettiklerini gördüler. Bu konuda 3-5 sene evvel düşünemeyeceğimiz şeyleri bu iktidar döneminde gerçekleştiğini görünce bundan da bir sonuç çıkarabiliriz gibi bir hayale, bir ümide kapıldıklarını düşünüyorum. İç tüzük açık. Hatiplerin ne şekilde konuşacağına, hangi dilde konuşacaklarına dair maddeler var. Başka bir dille hitap etmenin anayasaya da karşı gelmek olduğu çok açık. Meclis dahilinde Kürtçe konuşabilir. Koridorlarda, kuliste konuşursunuz. Ama Türkiye’nin Büyük Millet Meclisi çatısı altında, böyle bir toplantıda Kürtçe konuşmak yasal değildir. Tüzüğe göre orası da TBMM’dir.

CHP’Lİ MİLLETVEKİLLERİNDEN TÜRK’E KÜRTÇE TEPKİSİ

CHP milletvekilleri, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Meclis grup toplantısında Kürtçe konuşmasına tepki gösterdiler.

Milletvekilleri “burası TBMM Türkçe konuşulur” görüşünü dile getirdiler.

CHP milletvekilleri, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Meclis grup toplantısında Kürtçe konuşmasına tepki gösterdiler. Milletvekilleri “burası TBMM Türkçe konuşulur” görüşünü dile getirdiler. CHP milletvekilleri şu görüşleri dile getirdiler:

CHP BURSA MİLLETVEKİLİ ONUR ÖYMEN: Anadilde konuşmayı, insan hakları meselesi olarak görüyoruz. Ama bu konu, Meclis çatısı altında siyasi şova dönüştürülmemeli.

CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ALGAN HACALOĞLU: Grup konuşmaları, TBMM çatısı altında yapılan resmi konuşmalardır. Bu konuşmaların, resmi dil dışında yapılması doğru değildir. Bir arkadaşımız, Kürtçe yemin ettiği için sıkıntılar doğmuştu. Mitingde, sokakta, TBMM bahçesinde konuşulabilir ama grupta, resmi dil Türkçe dışında konuşma yapılamaz. Herkes sınırlarının ne olduğunu bilmesi lazım.

Şahin Mengü / CHP Manisa Milletvekili:

“Biz çok etnik kökene ait kökenli arkadaşımız milletvekili oldu. Kimse kendi anadilini kullanma cesaretini gösteremedi. AKP, Kürtçe TV’yi siyasi çıkar malzemesi olarak görmesinin sonucudur bu. Devlet yönetiminde popülizm olmaz, seçimde olur ama devlet yönetiminde olmaz. TRT 6’nın özü popülizmdir.

CHP MUĞLA MİLLETVEKİLİ GÜROL ERGİN: Burası TBMM, o toplantı da TBMM çatısı altında yapıldı. Yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili olan Türkçe ile konuşma yapılması gerekir. Bu açıdan doğru, şık ve anlamlı bulmuyorum. Bu konuda Hükümetin uyarılması gerekir. Hükümet, ne düşündüğünü açık ve net şekilde ortaya koymalı.

CHP İZMİR MİLLETVEKİLİ CANAN ARITMAN: Siyasette, gittiğiniz alanlarda insanlarla daha iyi iletişim kurabilmek, sempati toplayabilmek adına yöre ağzı kullanabilirsiniz. Ama Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın da Türkçe dışında başka bir dil kullanmamaya özen göstermesi gerekir.

CHP YALOVA MİLLETVEKİLİ MUHARREM İNCE: Burası TBMM, burada Türkçe konuşulur.

CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ŞÜKRÜ ELEKDAĞ: Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçedir. TBMM’de Türkçe konuşulur. Herhangi bir dilde konuşma yapılamaz. Bu açıdan Kürtçe konuşma yanlış olmuştur, hatalıdır. Bunu kınıyorum. TBMM’nin gerekli önlemleri almasını bekliyorum.

TÜRK’ÜN MECLİS’TEKİ KONUŞMASININ TAM METNİ

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Meclis grup konuşmasının bir bölümünü Kürtçe yaparken, Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır mitingi sırasında “atom karınca” olarak tanıttığı Kutbettin Arzu ile ilgili “sessiz böcek” tanımlamasında bulundu.

Türk 21 Şubat’ın Dünya anadiller günü olarak kutlandığını belirterek “Bizim Türkiye’de resmi dilin Türkçe olmasına herhangi bir itirazımız olamaz, ancak yerel yönetim gibi, eğitim alanı gibi, basın yayın alanı gibi, ya da yerel meclisler gibi alanlarda Kürtçe üzerindeki bütün yasakların kalkması ve Anayasal güvenceye bağlanması talebimizin de son derece gerçekçi bir insani talep olduğunun anlaşılmasını istiyoruz.“diye konuştu.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Meclis grup konuşmasının bir bölümünü Kürtçe yaparken, Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır mitingi sırasında “atom karınca” olarak tanıttığı AKP’nin adayı Kutbettin Arzu ile ilgili “sessiz böcek” tanımlamasında bulundu. Türk 21 Şubat’ın Dünya anadiller günü olarak kutlandığını belirterek, “Bizim Türkiye’de resmi dilin Türkçe olmasına herhangi bir itirazımız olamaz, ancak yerel yönetim gibi, eğitim alanı gibi, basın yayın alanı gibi, ya da yerel meclisler gibi alanlarda Kürtçe üzerindeki bütün yasakların kalkması ve Anayasal güvenceye bağlanması talebimizin de son derece gerçekçi bir insani talep olduğunun anlaşılmasını istiyoruz.“diye konuştu.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, partisinin Meclis grup toplantısındaki konuşmasına, 21 Şubat’ın Dünya Anadil Günü olduğunu hatırlatarak başladı. 21 Şubat’ın BM’nin kararıyla bütün dünyada Dünya Anadil Günü olarak kutlandığını kaydeden Türk “Gerçekten çağımız dünyası katı, asimilasyoncu inkarcı ulus-devletler dönemini geride bırakmaktadır. 21. yüzyıl artık çok dilliliğin önem kazandığı, halkların kendi ana dillerine ve kültürlerine sahip çıkma bilincinin geliştiği bir yüz yıl olma özelliği taşımaktadır. Bu noktada anadillerin korunması ve gelişiminin sağlanması yönünde oluşturulan uluslar arası çerçeve sözleşmeler önemli bir boyut taşımaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi anadillerin korunmasını öngören en önemli sözleşme niteliğindedir. Bu sözleşmede kimlik hakkının, isim hakkının yanı sıra kişinin kendi anadilini kullanma ve istediği dili öğrenme hakkı güvence altına alınmaktadır.” dedi.

Çok kültürlülüğü güçlendirecek olanın çok dillilik olduğunu ifade eden Türk dünya üzerindeki bütün dillerin masum ve güzel olduğunu, halkların kardeşliği yaklaşımıyla bütün dillerin kardeş olduğunu söyledi. Türk şunları söyledi:

“Herhangi bir dilin bir ülkeyi veya toplumu böleceği iddiaları sadece ırkçı ve tekçi söyleme sahip düşünceleri besler. Yoksa bir devlete mensup bütün vatandaşların anadillerinin aynı olduğu, ya da aynı olması gerektiği gibi çağdışı yaklaşımı savunmak demokrasi ile bağdaşmaz. Ülkemizde de maalesef ki bu anlayışla hareket eden resmi devlet ideolojisi, tek dilli bir toplum yaratmak adına Kürtçe’yi yok sayarak, yasaklayarak bu ülkeye büyük zararlar verdiler. Geldiğimiz aşamada ise halen Kürtçe Dilinin bir tek resmi belge ile ya da yasal-anayasal düzenleme ile güvence altına alındığını söylemek imkansızdır. Örneğin TRT 6’dan Kürtçe yayın yapılabiliyor ancak hem bunun yasal güvencesi yok hem de TRT’nin diğer kanallarında veya özel kanallarda yapılması halen suç olarak kabul ediliyor.”

Yorum Yapın